Bugün yaşanmış gerçek bir olaydan bahsetmek istiyorum.
Sahilde, belediyeye ait sosyal tesislerin bulunduğu alanda görev yapan bir belediye çalışanı, bir kişinin kadınların bikinili ve mayolu görüntülerini gizlice çektiğinden şüphelendi. Durumu fark edince beni sessizce kenara çağırdı. "Ne yapmalıyız? Müdahale edersek yanlış olur mu?" diye fikrimi sordu.
Sanırım o an beni çağırmasının nedeni, soğukkanlı ve sağduyulu bir değerlendirme yapacağıma inanmasıydı. Bu güveni hissetmek benim için de anlamlıydı. Ben de kendisine, "Siz belediye personelisiniz. Böyle bir durumda kişiyle tartışmaya girmek yerine durumu amirlerinize bildirin ve jandarmaya haber verin. Gerekli değerlendirmeyi ve incelemeyi onlar yapsın." dedim.
"Ya telefonundaki görüntüleri silerse?" diye endişelendiler. Ben de bunun artık resmi makamların değerlendireceği bir konu olduğunu, bu ihtimal yüzünden ihbardan vazgeçilmemesi gerektiğini söyledim.
Bunun üzerine durumu yöneticilerine bildirdiler. Bir süre uzaktan gözlem yapılarak şüphe doğrulanmaya çalışıldı. Emin olduktan sonra jandarmaya haber verildi. Jandarma kısa sürede olay yerine geldi. Yapılan incelemede telefonda kadınlara ait görüntüler tespit edildi. Görüntüleri çekilen kadınlara ulaşıldı ve belediye çalışanı da dâhil olmak üzere tamamı şikâyetçi olmayı tercih etti. Böylece hukuki süreç başlatıldı.
Bu olayda beni en çok etkileyen noktalardan biri de belediye çalışanlarının yaklaşımı oldu. Kimse kendi başına müdahale etmeye ya da tartışma çıkarmaya çalışmadı. Önce durumu amirlerine bildirdiler, şüpheyi doğrulamaya çalıştılar ve ardından jandarmaya haber verdiler. Duygularıyla değil, sorumluluk bilinciyle hareket ettiler. Bence böyle durumlarda yapılması gereken de tam olarak budur. Amaç kahramanlık yapmak değil; doğru prosedürü izleyerek hem kendi güvenliğini hem de başkalarının haklarını korumaktır.
Bu olay bana bir kez daha şunu düşündürdü: Artık neredeyse herkesin cebinde bir cep telefonu var. Bu elbette hayatımızı kolaylaştırıyor. Ancak kötü niyetli insanların elinde aynı teknoloji, başkalarının mahremiyetini ihlal eden bir araca dönüşebiliyor. Bu yüzden sahilde, plajda, havuzda ya da herhangi bir kamusal alanda korkuyla yaşamak değil, bilinçli olmak gerekiyor.
Öncelikle şunu çok net söylemek isterim: Deniz kenarında mayo ya da bikini giymek son derece doğal bir durumdur. Bundan utanması gereken kişi görüntüsü çekilen insanlar değil, başkalarının mahremiyetini izinsiz ihlal eden kişidir. Eğer birileri bu görüntüleri kullanarak insanları tehdit etmeye, korkutmaya ya da çıkar sağlamaya çalışıyorsa, bu da ayrıca hukukun konusu olan ciddi bir suçtur.
Elbette her elinde telefon tutan insandan şüphelenemeyiz. Bir kişinin telefonunu tutuş şekli tek başına suç işlediği anlamına gelmez. Ancak davranışları makul bir şüphe oluşturuyorsa, bunu görmezden gelmek de doğru değildir. Böyle durumlarda yapılması gereken, kişinin karşısına çıkıp tartışmak değil; güvenlik görevlilerine, belediye personeline, polise ya da jandarmaya haber vermektir. Değerlendirmeyi yapacak olan biz değiliz, yetkili makamlardır.
Bazı insanlar, "Ya yanılıyorsam?" diye ihbarda bulunmaktan çekinebiliyor. Oysa iyi niyetle yapılan bir bildirim, olası bir mağduriyeti önleyebilir. Şüphe doğru çıkmazsa konu zaten orada kapanır. Ama doğru çıkarsa, belki de birçok insanın mahremiyeti korunmuş olur.
Asıl tehlike sessiz kalmaktır. Çünkü bu tür kişilerin en büyük cesareti, kimsenin tepki göstermeyeceğini düşünmeleridir. "Nasıl olsa kimse fark etmez.", "Kimse şikâyet etmez." düşüncesi, benzer davranışların devam etmesine zemin hazırlar. Oysa duyarlı personel, zamanında yapılan ihbar ve kolluk kuvvetlerinin hızlı müdahalesi, bu cesareti kıran en önemli etkenlerdir.
Bugün yaşanan olay bana bir kez daha gösterdi ki, bazen tek bir kişinin dikkati ve doğru zamanda atılan doğru adım, birçok insanın mağdur olmasını engelleyebilir. Toplum olarak korkuya teslim olmak yerine bilinçli olmayı öğrenmeliyiz. Mahremiyet hepimizin hakkıdır. Sessiz kalmak yerine doğru mercilere başvurmak, sadece kendimizi değil, hiç tanımadığımız insanların da hakkını korumaktır.
Gülnur Eskici
Instagram: @gulnurrdan